fbpx

Çocukların yıl boyunca belirli bir rutinde devam eden hayatı yaz tatili döneminde ister istemez rutin dışına çıkmaktadır. Bu durumdan en çok etkilenen tahmin edeceğiniz üzere  uyku ve beslenme düzenleridir.

Tatil döneminde özellikle gece uykusu kalitesinin bozulması çocuklarda öğrenme becerisinin düşmesine, gün içinde kendilerini bitkin hissetmelerine ve büyüme-gelişmelerinin yavaşlamasına neden olmaktadır. Uyku denince akla gelen ilk hormon olan melatonin, hücreleri yenileyici, bağışıklık sistemini düzenleyici, vücudun biyolojik ritmini ayarlayıcı ve anti-oksidan etkili olmasının yanı sıra büyüme hormonunun salınımını arttırıcı özelliğe sahiptir. Bu olağanüstü becerikli hormon 23.00- 05.00 saatleri arasında salgılanır, 02.00-04.00 arasında en yüksek değerlerine ulaşır. Bu nedenle tatil dönemi de olsa çocukların bu saat aralıklarında muhakkak uykuda olmalarını sağlamak gerekir. Melatonin hakkında aklımızda tutmamız gereken bir diğer bilgi de bu hormonun loş ışık dahi olsa aydınlıktan hoşlanmadığı, hele ki bilgisayar, tablet, televizyon gibi mavi ışık yayıcılardan hiç haz etmediğidir. Bu nedenle eğer mümkünse gece lambası dahi olmadan çocukların karanlıkta uyumalarını sağlamak gerekir.

Uyku düzenlerinin bozulmasıyla beraber çocukların kahvaltıları geç saatlere sarkar, gün içindeki diğer öğün saatleri de dengesizleşir. Öğün düzeninin bozulması metabolizmayı bozarak, vücudun alınan enerjiyi yeterli ve sağlıklı kullanamamasına neden olur. Kısa bir dönemliğine de olsa bozulan uyku ve yemek düzenleri bu bilgiler ışığında yeniden düzenlenmelidir. 3 ana öğün 3 ara öğün şeklinde sürdürülmeli , özellikle ara öğünlerde sağlıklı besin seçimlerine dikkat edilmelidir. Ev yapımı yoğurt/süt bazlı dondurmalar, kuru yemiş/kuru meyveli atıştırmalıklar ara öğün konusunda doğru tercihlerdir.

Dikkat etmemiz gereken bir diğer konu günlük sıvı tüketimidir. Gittikçe yükselen hava sıcaklığı ve artan hareketlilik beraberinde sıvı kaybını da getirmektedir. Çocuğunuzun yeterli sıvı tükettiğinden emin olmalısınız. 3-5 yaş aralığındaki çocuklar günde 6-8 bardak (1-1,5 litre), 5-10 yaş aralığındaki çocuklar da günde 8-10 bardak(1,5-2 litre) suya ihtiyaç duyarlar. Çocuğunuzun su içme alışkanlığı yoksa, kazandırmak için renkli bardak ve şişelerden yardım alabilirsiniz. Terlemeyle kaybedilen elektrolitler de unutulmamalıdır. Günlük su ihtiyacının bir kısmını mineralli sulardan yana tercih edebilirsiniz. Ara öğünlerden birine ekleyeceğiniz 1 bardak az tuzlu ayran da işinizi görecektir.

Sıcak havalarda çocukların ellerinden düşmeyen şekerli içecekler; küçük bedenler için büyük kalori kaynaklarıdır. Gazlı içecekler, şekerli soğuk çaylar, meyveli gazozlar, hazır meyve suları yaz aylarının en bilindik likit kalorileridir. Ve sadece 1 bardakları, 10 küp şeker değerinde şeker içerir. Çocuğunuzun bu içeceklerden günde 2 bardak içmesi ise, fazladan 200-250 kalori alımına neden olur. Bu da 3 aylık yaz tatili döneminde sadece içecekler sebebiyle alınacak 3 kilo anlamına gelir. Şekerin çocuğun vücuduna verdiği diğer zararlar da cabası. Bu nedenle tercihiniz her zaman ev yapımı limonata, meyve suyu, milkshake gibi içeceklerden yana olmalıdır. Tabiki yine porsiyon ölçülerine dikkat etmekte fayda var.  Çocukların meyve tüketimleri 3-5 yaşlar arasında günlük 300-400 gram, 5-10 yaşlar arasında da günlük 400-500 gram ile sınırlı tutulmalıdır. Taze sıkılmış meyve suyu tüketimleri bu porsiyon ölçüleri  dahilinde hesaba katılmalıdır.

Potansiyel suçlu: Arkadaş ortamında artan abur cubur tüketimi

Siz, 2-3 yaşına kadar abur cubur diye nitelendirilen sağlıksız besinlerle çocuğunuzu hiç tanıştırmamış olabilirsiniz; ama bu hiç tanışmayacağı anlamına gelmiyor ne yazık ki. Çocuklar kreşe başladıktan sonra, çevreleri genişledikçe farklı besinleri daha çok görecekler ve deneyeceklerdir. Siz evde asla tükettirmeseniz de, mutlaka tanışacakları bir ortam oluşacaktır. Buna yaz aylarında, özgürce oynadıkları “dışarı” da dahildir . Sağlıklı alternatiflerle çocuğunuzu ilk siz tanıştırın. Oyun ortamında bilinçsiz tüketimin artacağını unutmayın. Çocuğunuzda 2 yaşından itibaren porsiyon bilinci oluşturmaya özen gösterin.

Son olarak dışarıda fazla oynamanın aile iletişimini azalttığı gerçeğini göz önünde bulundurarak haftanın birkaç gününü “aktivite günü” ilan edin ve bu günlerde mutfak aktiviteleri, pazar gezmeleri, market alışverişleri yapın. Bu aktivitelerle çocuğunuzun hem beslenme zekasını arttırın, hem de yaratıcılığını geliştirin.